14
Kas

Kadından Coder Olur mu?

   Yazar: Tanshaydar   | Kategori: havadan sudan

Ben de bir zamanlar hanım arkadaşlarımızın kod yazmak, elektronik işlerle uğraşmak gibi işleri asla beceremeyeceğini düşünen biriydim. Şimdi halen öyleyim; bana göre herhangi bir elektronik aksamdan uzak durmalılar. Bu işi başaran bir kız var ise biz ondan uzak durmalıyız.

Tabi bu düşüncem Assassin’s Creed isimli oyunun proje lideri olan hanım ablamızı, yani Jade Raymond‘u tanıyanca tam olarak 180 derece değişti. Az bir arama ile google üzerinde mankenvarî resimlerini gördükten sonra genel kanım değişti (Tabi hanım ablamızın gülümserken 32 dişini göstermeye çalışması beni biraz ürküttü). Assassin’s Creed gibi sağlam kodlama gerektiren bir oyunun Proje Lideri olması, karşı cinsin bu işi de benden iyi yaptığı kanısına soktu beni, uzun süre psikolojik bunalımda gezdikten sonra, dün akşam dönmüş olan bir geyiği gördüm ve içim rahatladı.

Bu geyik, Murat Çileli isimli programcı abimizin (ayrıca yazılım şirketi vardır, ve ayrıca İstanbul-Hikâyeleri isimli oyunun programcısıdır) Başarısız Bir Hack Öylüsü isimli blog girdisinde “Değil keylogger yazmak; iki satır kodu bir araya getirebilen bir hatun görmedim şimdiye kadar…” sözü üzerine, ki sonuna kadar katılıyorum, başlamış geyiği aynen buraya aktarıyorum.


Şuna bir bak istersen: http://images.google.com.tr/images?hl=tr&q=Jade+Raymond&btnG=G%C3%B6rsellerde+Ara&gbv=2 :)


Assassin’s Creed oyununun programcısı…

Ya erkek arkadaşlarına yaptırmıştır ya da oradan buradan arakladığı kodları;

- “Yaaa maaykıılll bi baksanaaaee buffer overflow diyooooo buuuueeeee :(”

- “Kompayll etimmm ama çalışimyuuu :((((”

benzeri kadınsılıklarla çevresindeki erkeklere yaptırmış olma ihtimali yüksektir.

Kadınları beceriksiz olmakla itham etmiyorum. Kadınlardan çok iyi birer senaryo, roman, şiir yazarı olabilir.

Hatta kadınların içsel zekaları daha ağır bastığından sanatsal yönden verimlilikleri erkeklerden daha fazla olabilir.

Ne var ki elektronik eşyalardan ve üzerinde düğmeler bulunan bütün aletlerden uzak dursunlar. Otomobil dahil…


Yapma şimdi… :) Jade Raymond dışında ki tüm kadınlara ne dersen de ama Jade Raymond’a deme :) Sıkı bir hayranıyım :s Bundan 1 yıl öncesine kadar bir Fan sitesi açmıştım ona. Kendi hakkında o kadar bilgi, resim, video vs. topladım ki tüm zamanım Jade Raymond’u düşünmekle geçiyordu. İnanın Jade Raymond’ın arkadaşlarından daha fazla tanıyor oldum onu Ubisoft’un Assassin’s Creed resmi forum sayfasında geçirdiğim vakitlerse cabası…


Tabi Jade Raymond’u Sienna Guillory gibi hayallerimin kadını haline getirecek kadar sempatik bulmadım; ama son mesajı yazan arkadaş anlaşılan öyle buluyor. Ha bu arada, ortadaki mesajın olayın tüm gizemini açığa çıkaran mantığı, çok basit bir mantık olmakla birlikte, biz erkeklerin milyonlarca satırı bir araya getirsek de, bir kadınsı hareket karşısında iki kelimeyi bir araya getiremeyen varlıklar olduğunu da apaçık gösteren bir delil.

Sonuç?
Kadınlar iki satır kodu bir araya getiremez; zaten şekil a’da da belli olduğu gibi ihtiyaçları yoktur.

Son bir not; umarım bunu proje arkadaşlarım görmezler, çünkü 5 kişinin 3′ü kız. Son girdim bu olmasın :P

Ha bu arada, overflow nedir bilmeyen hanım arkadaşlarımız buraya bakabilirler.

13
Kas

Matrix’in Sanal Gerçekliği Windows’ta çalışsa ne olur?

   Yazar: Tanshaydar   | Kategori: Eleştiriler

Son günlerde uluslararası korsancılığa büyük yardım ve yataklık yaparken, geçenlerde gördüğüm ve gülmekten yarıla yarıla defalarca izlediğim bir videoyu paylaşmak istiyorum. Şimdiye kadar bilgisayar dünyası, yapay zekâ gibi kıyamet senaryoları yazılmış alanların Terminatör‘ün SkyNet‘i ve Matrix‘in sanal gerçekliği, pek çoklarınızın mâlumu olmakla birlikte Windows bilgisayarlarda üretilmemişlerdir. Peki Matrix, windows üzerinde üretilmiş olsaydı, sizce ne olurdu? Buyurun izleyin:

İngilizce bilmeye gerek yok sanırım. İzlemeden önce burayı okuduysanız eğlenceyi biraz bozmuş olabilirsiniz. Sizin için bazı kilit noktaları Türkçe veriyorum.

  • - “Matrix’e hoşgeldin Neo, windows ortamında geliştirilmiş en iyi program”. - “Ne!? Bekle, Windows mu?” -”Evet, Windows XP” (Vista olsaydı ne olurdu acaba :P)
  • - “Matrix iyi çalışır, ama zamanla yavaşlar. Torrent’ler, filmler filan gelir”
  • Ajan Smith donduktan sonra tekrar düzelmez, program kilitlenmiştir :D - “Bu zaman zaman olur, bensiz devam et. Hey, CTRL + ALT + DEL’i dene!”
  • - “Evet Neo, hepimiz er ya da geç bir hata raporu alacağız. Ama önemli olan şu: ‘Hata Raporu Gönder’mek, ya da ‘Hata Raporu Gönderme’mek. Ama asıl soru, ikisinin arasında fark var mı?”
  • - “Kungfu öğrenmem lazım, şimdi!” - “Kungfunun deneme süresi bitti”
  • Özellikle şu Microsoft Office ile tanıştığımız ataç sahnelerine bayıldım.

Şu anda halen gülmekte olduğumdan, videoyu izleyin diyorum.

12
Kas

Silent Hill: Homecoming Download

   Yazar: Tanshaydar   | Kategori: Kategorilenmemiş

Hi guys, I’m Tanshaydar
I had a very complicated dilemma either to share this or not. But finally, I decided to share, because I believe, true Silent Hill fans would purchase if they could; and I believe that they’ll purchase when it’ll be available for their regions.
I just want to believe it, because I think I’m the first betrayer of Homecoming. So, I get very flurried, and I messed up something. Do not worry, I’ll explain everything slowly. Yazının geri kalanını okuyun »

10
Kas

Silent Hill: Homecoming Türkçe Yama Hazırlıkları

   Yazar: Tanshaydar   | Kategori: Silent Hill

Güncellendi (19 Kasım)
Merhaba, bu kadar ilgi beklemiyordum açıkçası bu yama için. Zamanında Silent Hill 3 için de Türkçe yama yapmıştım gurubumla birlikte. Ayrıca Silent Hill Türkiye’nin kurucusu ve yöneticisi olduğumdan Silent Hill: Homecoming için bir Türkçe yama yapmayı görev addedmiştim kendime. Türkçe yamalar genellikle gerekli ilgiyi görmezler, yapanlar da hatırlanmaz, teşekkür edilmez; hatta ve hatta bazıları çıkıp yamayı kendilerinin yaptığını iddia ederler. Bunlar başıma geldi. Benim tek amacım, birileri bu oyunu anlayarak oynasın, eğlensin, belki de çevirmene teşekkür etsin düşüncemle birlikte kâr amacı gütmeden çeviri yapmaktır.

Bu ilgiyi görünce gerçekten duygulandım ve blog girdimi değiştirmeye karar verdim. Yamanın şu anda % 85 civarı bitti. Ekran görüntülerini güncelledim ve oyunu oynadığım yere kadar olan yerlerden ekran görüntüleri aldım. Çeviri kalitesi hakkında şunu söyleyebilirim, kesinlikle sevecek ve eğleneceksiniz.


Yama biraz gecikebilir, bu hafta sonu yeterince vakit ayıramadım başka işlerden dolayı. Bu hafta da yine ağır geçecek gibi görünüyor. Eğer isteyen varsa, %70′lik biten kısmı koyabilirim, oyunu rahatlıkla oynayabilirsiniz. Eğer tam sürümünü beklerim diyorsanız, en kötü durumda diğer hafta sonuna sarkacaktır.


%85 civarı bitti. Yamayı tamamen bitince yayınlayacağım.


İki adet video ekledim, oyunun menüsü ve açılış videosunun Türkçe halleri.


%93 civarı bitti. Yamanın 1.0 sürümünü çok yakın zamanda yayınlayacağım.




9
Kas

Meteor Hikâyeleri - Girizgâh

   Yazar: Tanshaydar   | Kategori: Kategorilenmemiş

Eh, en sonunda şu hikâlerime geri dönebildim. Uzun süredir aklımda olan bir girizgâh yazma düşüncemi sonunda hayata geçirdim ve hikâyenin ilerleyen bölümlerindeki olaylara yabancı olan kişiler için az da olsa açıklayıcı olabilecek bir hikâyeyi yayına soktum. En son yazdığım Ara Bölüm: Eminönü’nde Yaşamak bölümünden sonra, böyle bir geriye dönüş ilginç oldu benim için de; ama ilerleyen bölümler için kafamda çok şey oluştu.

Şu anda kafamda genel hikâyeyi ve olayları oturttum sayılır. Eğer sistematik ilerlersem, bir kitap çıkacak kadar uzun ve sürükleyici bir hikâye olacak inşallah. Lafı uzatmayayım. Buyurun okuyun: Girizgâh

3
Kas

Bizimkisi bir RAM hikâyesi…

   Yazar: Tanshaydar   | Kategori: havadan sudan

Silent Hill: Homecoming’in sistem gereksinimleri açıklandığında Recommended (tavsiye edilen) sistem gereksinimlerine ulaşabilmek için zaten bitmek üzere olan garanti süresini hiçe sayarak 1GB olan sistemini 2GB’a yükselttim.

Tabi bunu yaparken az takla atmadım. Öncelikle yükseltme yapabilmek için sistemimin en fazla kaç GB RAM‘i desteklediğini ve desteklediği RAM özelliklerini bilmem gerekiyordu. Bunun için HP‘nin sitesinde üç gün boyunca araştırma yaptım; ama bilgisayarım tedarikten kaldırıldığı için bulmakta hayli güçlük çektim. CPU-Z gibi programlar denememe rağmen tatmin edici sonuçlar alamadım. En sonunda şans eseri ingilizce bir sayfada bilgisayarıma ait bütün ayrıntıları buldum. Desteklediği RAM maksimum 2 GB imiş. Resmen rezalet. Tabi aldığımda piyasadaki en iyi bilgisayarlardan biriydi; ama şimdi ne hallere düşmüş. 667 MHz DDRII desteklediğini görünce hemen Hepsiburada.com’dan sipariş ederek aldığım Kingston Notebook Ram’ini beklemeye koyuldum.

RAM geldiğinde, bilgisayarı açabilmek için bir gün boyunca tornavida aradım ve sonunda buldum. Büyük bir heyecan ile bilgisayarı açtım ve gördüğüm manzara bir hayal kırıklığı daha yaşattı. 2 adet 512 MB’lık RAM vardı. Rezilliğin bu kadarı dedim, ama bilgisayarı alalı neredeyse 2 yıl oluyor, o zamana göre normal sayılır. 2 adet 512′lik RAM’i çıkarttım ve 2 GB’lık RAM’i taktım, artan performansın tadına vardım.

Sonrası mı? Oda arkadaşımın bilgisayarının RAM’i 512′ydi, ve benim PC’den çıkan iki adet 512′liği onun bilgisayarını açarak taktım, sonuçta onun bilgisayarından artan bir adet 512 MB 533 MHz DDRII RAM kaldı elimizde.

Üç akşam önce de, tornavidasını ödünç aldığımız arkadaşın odamızı ziyaret etmesi ile artan RAM’i onun bilgisayarına takabileceğimizi belirtmemiz üzerine bilgisayarını kapıp geldi. Ne büyük şanstır ki, onun bilgisayarı maksimum 1.25 GB RAM destekliyordu ve bilgisayarında olan 512′lik tek parça RAM’i de 533 MHz DDRII idi. Elimizde olan ile aynı yani. Hemen elimizdeki RAM’i de onun bilgisayarına taktık ve sonuç:

  • Ben bir RAM aldım ve bilgisayarımı 1 GB’tan 2 GB’a yükselttim.
  • Benden artan RAM’ler ile oda arkadaşımın bilgisayarı 512 MB’tan 1 GB’a yükseldi.
  • Ondan artan RAM ile de bir başka arkadaşın bilgisayarını 512 MB’tan 1 GB’a yükselttik.
  • Üç bilgisayarda toplamda 2GB RAM yükselimi oldu, gayet bereketli bir alış-veriş olmuş benimki…
2
Kas

Silent Hill: Homecoming İncelemesi

   Yazar: Tanshaydar   | Kategori: Eleştiriler


Silent Hill: Homecoming, uzun süredir beklediğim ve büyük bir heyecanla oynadığım bir oyundu. Silent Hill Türkiye kurucusu olarak, Silent Hill serisine nasıl bir aşkla bağlı olduğumu tahmin edebilirsiniz.

İşte yine bir kurucu olarak, oynamış olduğum bu oyunun bir incelemesini yazmam gerek kesinlikle. Silent Hill Türkiye ve PcPlus için yazdığım inceleme için baya özendim.

Yazının geri kalanını okuyun »

26
Eki

Max Payne, Bir Başka ‘Oyundan Beyaz Perdeye’ Filmi…

   Yazar: Tanshaydar   | Kategori: Eleştiriler

Oyundan Beyaz Perdeye çıkan filmler hakkında maalesef bir ön yargı oluştu bende. Özellikle Resident Evil ve Alone in the Dark gibi facialardan sonra hem de… Silent Hill gibi orta şeker uyarlamalar beni güven duymaya motive etse de, yine de Punisher gibi bir uyarlama daha izlemedikçe bu ön yargı kırılmaz bende.

Bugün sinemada izlediğim Max Payne, bu ön yargımı kırmaya yetmedi ne yazık ki… Neredeyse tamamen ilk oyunun senaryosu üzerine kurulu olan film, ufak değişiklikler ile farklı bir tat oluşturmaya çalışmış olsa da, tam anlamıyla olmuş dedirtemedi bana. Oyuncu iyiydi; ama ailesi ölmüş birinin yıkılmış psikolojisini tam yansıtamıyordu. Sanırım Mel Gibson gibi biri gerekiyordu o role, ya da en azından Thomas Jane gibi bir oyuncu oynamalıydı. Kaldı ki, Punisher filminde gayet iyi oynamıştı kendileri. Mel Gibson demişken, Komplo Teorisi gibi bir başyapıtı da tekrardan izleme isteği hasıl oldu şimdi :)

Film hakkında bilgi vermeyeceğim, sanırım eleştiri de yapmayacağım. Film kötü değil, ama mükemmel de diyemiyorum. 8/10 vererek sanırım biraz bonkör davrandım; ama oyundan filme uyarlama serisine rezalet olmayan, hatta iyi sayılan bir üye daha katıldı.

Max Payne oynarken zevk aldıysanız benim gibi, kaçırmayın derim ;)

25
Eki

Türk-İslam Tarihinde Hayali Varlıklar

   Yazar: Tanshaydar   | Kategori: Eleştiriler

Kitap

Hayal gücü; insanı insan yapan özelliklerin en önemlisidir. Atalarımız onun sayesinde duvarlara göz alıcı hayvan resimleri çizmiş, taş ve ahşaptan yüce tapınaklar dikmiş ve asırlar boyunca yankılanan edebi eserler üretmiştir. Bu bitmek bilmez üretim boyunca insanlar karşılaştıkları şeyleri açıklamak için de hayal güçlerine başvurmuşlar, sadece kafalarında var olan varlıklar ile dünyalarını donatmışlardır. Bu yolla üretilen hayali varlıklar, her kültürün vazgeçilmez öğeleridir.

Bazen unutsak da, bizi meydana getiren kültür de kendi hayali hayvanat bahçesini besliyor. Asırlar önce bozkırlardaki atalarımızı korkuyla titreten köpek başlı veya başsız savaşçılar, İslam’ın yükselişi ile hayatımıza giren Cinler ve yanlarındaki tüm göksel tayfa dünya görüşümüzü, inançlarımızı ve kültürümüzü şekillendiren varlıklardan sadece bir kaçı.

Az önce yukarıda Sunuş kısmını okuduğunuz kitap, bugün elime geçti (satın aldım) ve gün içinde bitirdim. İçinde adı sanı duyulmamış varlıklardan en bilinenlerine kadar (Zümrüdüanka, gulyabani vs) garip gurup her türlü şeye yer verilmiş. Yazar Mehmet Kösemen, garip bir insan herhalde. Kitabı aldığıma göre benim de çok normal birisi olduğum söylenemez belki; ama şahsen Türk-İslam kültürünün neler içerdiğine dair bilgimi de genişletmek isteğimin etkisi olduğunu söyleyeceğim.

Mitolojiye veya fantastik kurguya ilginiz varsa eğer, okuyabilirsiniz. 10 dakikanızı alır zaten. Tabi kitaptaki resimlerin genellikle rezalet oluşu ve şu şekilde (Bu yapının nedeni efsanedeki bir detaydan çok gergedan gibi yatay biçimli bir hayvanı dikey formdaki sayfaya sığdırmanın derdi idi.) bir yorumun yapılması sizi soğutabilir. Yine de, yazarın araştırarak bunca (?) bilgiyi bir araya getirmesi de takdire şayan bir durum.

Kitabı çoktan bitirdim ve kütüphanemdeki yerini aldı. Şimdi de verdiğim 9.90 YTL’ye yanıyorum.

24
Eki

BlogSpot da Yasaklandı!

   Yazar: Tanshaydar   | Kategori: Eleştiriler, İnternet

Derslerin hararetle bastırdığı şu günlerde, interneti takip etmek tek tük eğlencelerim arasında yer alıyor. Özellikle de internet teknolojilerini takip ederken, mutlaka göz attığım Resmî Google Blog’u googleblog.blogspot.com‘a bugün girmeyi denediğimde şöyle bir yazı ile karşılaştım:

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir.

T.C. Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir.

Access to this web site has been suspended in accordance with decision no: 2008/2761 of T.R. Diyarbakır 1st Criminal Court of Peace.

Blogspot’un anasayfasına girmeye çalıştığımda da yine aynı şekilde bir sayfa ile karşılaştım. Diyarbakır mahkemesi ne sebeple ve ne ara engelleme kararı aldı bilmiyorum. Yazıya göre 4 gün önce, yani 20 Ekim’de alınmış karar. Daha piyasada haberleri de duymadığıma göre henüz herkesin haberi yok.

Blogger’ın da bu alt alan adı saçmalığı ile yasaklanmış olmasını da hesaba katarak vardığım sonuç, video sitelerinden sonra blog sitelerinin de kapatılmaya başlanmış olması oldu. Bir WordPress, iki Blogger ve şimdi de BlogSpot.
Türkiye, Anayasa mahkemesinin de büyük desteğiyle Çin Halk (!) Cumhuriyeti gibi bir yer olma yolunda emin adımlarla ilerliyor sanırım.

:: Buyurun deneyin: BlogSpot